Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks, Vol 9, No 2 (2017)

Font Size:  Small  Medium  Large

Yabancılara Türkçe Öğretiminde Tiyatronun Rolünü Ortaya Koyan İlk Eserlerden “Nasreddin Hocanın Mansıbı” Adlı Tiyatro Eseri

Gıyasettin AYTAŞ

Abstract


Bütün insanlığın tanıdığı ve ünü Türk kültür coğrafyasının dışına taşan Nasreddin Hoca, yaşadığı dönem ve günümüzde oluşturduğu etki ile varlığını her zaman hissettirmektedir. Aradan asırlar geçmiş olmasına karşın, günümüzde etkisini hissettiren ve evrensel bir kimlik oluşturan Nasreddin Hoca, yedi yüz yıllık zaman diliminde kuşakları birbiriyle kaynaştıran, kıvrak zekâsıyla güldürürken düşündüren bir bilgedir. Türk kültürünün önemli simalarından biri olan Nasreddin Hoca’yı daha iyi tanımak ve anlamak için onu merkeze alan anlatımları çözümlemek gerekmektedir. Batılı anlamda Türk tiyatrosunun Şinasi’nin “Şair Evlenmesi” ile başladığı kabul edilse de Osmanlı sınırlarının dışında Türkçe yazılmış tiyatro eserlerinin varlığı bilinmektedir. Bu eserlerden biri ve belki de en önemlisi “Nasreddin Mansıbı” adlı tiyatro eserdir. Eserin yazarı ve yazıldığı tarih kesin olarak bilinmemektedir. Konu olarak Nasreddin Hoca’yı alan eserin yazılış gerekçesi tam olarak kestirilememekle birlikte, Türkçe’nin söz varlığı ve güzelliklerini Nasreddin Hoca bağlamı ile ele alması bakımından çeker. Eserde, Nasreddin Hoca fıkraları arka arkaya getirilip basit bir olay örgüsü ile birbirlerine eklenmişlerdir. Oyunun konusu Konya’da geçmektedir. Konya’ya atanan bey, müderrislik makamına birini atamak ister. Adaylardan biri yoksul Nasreddin Hoca, diğeri de varlıklı ve hilekâr Uzun Osman’dır. Sonunda Uzun Osman’ın bütün hilelerine karşın müderrislik makamı Nasreddin Hoca’ya verilir. Bu görevi almasında Hoca’nın söz ustalığı ve nüktedanlığı önemli rol oynar. Aslında bey bu makamı, “sarığı en büyük” ve hediyesi en makbul olan adaya verme niyetindedir. Oyunun en önemli özelliği, Batı tiyatrosunun teknik özellikleri ile geleneksel Türk tiyatrosunun anlatma geleneğini ustalıkla yansıtmasıdır. Bu bildiride, Nasreddin Hoca’yı merkezi alan ve onun etrafında gelişen ve oluşan olayları bir tiyatro eseri kapsamında ele alma gerekçesi, eser kapsamında değerlendirilecektir.


Nasreddin Hodja as an ageless figure for Turkish cultural geography always known by people and his effects still continue for today. Nasreddin Hodja, who has felt his influence and formed a universal identity even though it has passed ages since then, is a philosopher who thinks that his seven-hundred year time period fuses generations with each other and makes him laugh with his witty intelligence.
To understand and recognize him, one of the most important figures of Turkish culture, it is necessary to analyze the narratives/jokes of him. Even though it is accepted that Şinasi of the Turkish theater in the Western sense started with the "Şair Evlenmesi (Poet's Marriage)", the existence of the theater works written in Turkish outside the Ottoman borders is known. One of them is “Nasreddin’s Mansıb”. The date of the writer's writing and the date of his writing is not known precisely yet. Although the reason why for writing on the axis of Nasreddin Hodja can not be fully predicted, the work draws attention to the fact that the Turkic language deals with the beings and beauties of Nasreddin Hodja. In the work, Nasreddin Hodja annexes were added one after the other and these annexes were added to each other by a simple event mesh. The theme of the play is in Konya. The person who is appointed to Konya wants to give one to the muderris (professor). One of the candidates is the poor Nasreddin Hodja, and the other is the wealthy and deceitful Uzun Osman. In the end, despite all the tricks of Uzun Osman, the authority is given to Nasreddin Hodja. Hodja's ingenuity and humor plays an important role in this task. Actually, the bey (the governor) intends to give this authority to the island, which has the largest wax and the most desirable gift. The most important feature of the play is that it reflects the technical characteristics of the Western theater and the tradition of the traditional Turkish theater. In this declaration, the reason why Nasreddin Hodja takes center and develops around him and takes place in a theater piece will be evaluated within the scope of the work.


Full Text » Tam Metin » Vollständiger Text: PDF