Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks, Vol 9, No 2 (2017)

Font Size:  Small  Medium  Large

Cengiz Aytmatov’un Dişi Kurdun Rüyaları’nda İnsan ve Mekân Algısı

Adem POLAT

Abstract


Bu makale, Cengiz Aytmatov’ın Dişi Kurdun Rüyaları romanındaki insan ve mekân algısının çağa mahsus edebî, sosyal ve politik şartlar noktasında bir değerlendirmesini içermektedir. Özellikle Aytmatov’un yaşadığı siyasî baskı devri dikkate alındığında, romancının edebî dil yoluyla giriştiği yazınsal mücadele, insanın ve yaşadığı mekânın şartlarına ilişkin birçok problem alanı açığa çıkarmaktadır. Roman dilinde yer alan ifadelerde, Abdias'ın trajedisi ve tahammül etmek zorundan kaldığı dünya, insandaki kötülük probleminin felsefî boyutuyla yakından ilişkilidir. Bu, sadece Abdias'ın değil evrensel insanın problemidir. Yine romandaki kurt ailesinin alegorik anlatımı ve kendi doğal yaşamlarında uğradıkları tehdidin insandan gelişi, üzerinde düşünülmesi gereken farklı bir ontolojik problem olarak ön plana çıkmaktadır. Aytmatov’un anlatımıyla insan ve doğa arasındaki kurgulanan gerilim, bir yanıyla insandaki yozlaşma süreçlerine dikkat çekerken; diğer yandan insan karşısındaki doğanın yanıtsız kalan çaresizliğiyle yakından ilişkilidir. Roman böyle bir açıdan ele alındığında doğal/öz varoluş koşullarından uzaklaşmış, kötürüm hale gelmiş bir dünyanın edebî dildeki yansıması olarak görülebilir.


This article contains a review of Cengiz Aytmatov's novel of human and space perception in the novel The Female Wolf Dreams in terms of literary, social and political conditions. Especially when considering the political pressure of Aytmatov, the literary language of the romancer's literary struggle exposes a lot of problems related to the conditions of the people and the living space. In the language of the novel Abdias' tragedy and the world he has to endure are closely related to the philosophical dimension of the problem of evil on the human face. This is the problem of not only Abdias, but the universal human. The allegorical narration of the werewolf family in the Roman world and the development of dangerous human beings in their natural habitat are on the foreground as a different ontological problem to be considered.With the expression of Aytmatov, the fictional tension between man and nature draws attention to the processes of corruption on the one hand, On the other hand, is closely related to the desperate desperation of nature against man. When viewed from such a point of view, the novel can be regarded as a literal reflection of a world that has become distanced from the conditions of natural / self existence.


Full Text » Tam Metin » Vollständiger Text: PDF