Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks, Vol 8, No 1 (2016)

Font Size:  Small  Medium  Large

Sineklerin Tanrısı: İnsan Özünün ve Diktatörlük Çağının Anlatısı

Vedi AŞKAROĞLU

Abstract


Sineklerin Tanrısı, İngiliz yazar William Golding'in, ıssız bir adada yaşları 5 ile 12 arasında değişen çocukları betimlemesi yoluyla, insanın ilkel yönünün nasıl ortaya çıkabileceğine dair yazdığı distopik (anti-ütopik) bir romandır. Roman kahramanları olarak çocukların seçilmiş olması, uygarlıktan ve uygarlığın sunduğu normlardan / öğretilerden / eğitimden ve sosyal kurumlardan uzakta, insan doğasının çıplak bir gözle görülmesini / gözlemlenmesini deneyci bir yöntemle sağlar. Ada mekânı ise dış müdahalelerden uzakta, ilkel güdülerin daha açık bir biçimde görülebilmesi için önemlidir. Makalemizde, insanın özüne yönelik kuramsal tartışmalar yaptıktan sonra, Sineklerin Tanrısı'nda, insanın uygarlıktan uzak bir konumda nasıl vahşileşebildiği ile ilgili çözümlemeler yaptık. Çözümlememizde, yasalardan, ahlaki normlardan, sosyal kurumlardan uzak bir mekânda insan doğasının ilkel bir biçimde ortaya çıkabileceğine dair tespitlerde bulunduk. Böylesi bir konunun seçilmesi, günümüzde dünyamızı ve özellikle yakın coğrafyamızı kasıp kavuran şiddet ve nefretin kökenlerinin daha iyi anlaşılabilmesi açısından güncelliğini korumaktadır.


Lord of the Flies is an anti-utopic (dystopic) novel by the English author William Golding, who wrote about how human's primitive aspect can peep out by portraying kids whose ages vary from 5 to 12 on a deserted island. That kids are chosen as the characters of the novel makes it possible to observe in an empirical way the human nature in its nakedness far away from civilization and what it offers with its norms, education and social intitutions. The island, as a space, is significant for it offers a clear vision of how primitive instincts can appear when there is no outside interference. In our article, first we have made a theoretical discussion on primitive aspect of humans and then analysed how they might become savage in a setting away from civilization. In our analysis, we have found out that human nature is likely to transgress into savagery in a setting devoid of laws, moral norms and social institutions. The reason why we have chosen such a topic is directly related to a need to better understand the recent devastating violance and hatred, which ravage our world and close geography in particular.


Full Text » Tam Metin » Vollständiger Text: PDF