Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks, Vol 2, No 3 (2010)

Font Size:  Small  Medium  Large

Bir Kurgu ve Eylem Biçimi Olarak Bilgi Kültürü

Halis Adnan ARSLANTAŞ

Abstract


Bilgi sosyolojisi, sosyal olarak şekillenen bilgi ve sosyal yapı arasındaki ilişkiyi konu edinerek sosyal realiteyi belirlemeye çalışır. Bu da sosyal realitenin belirlenmesi için bilgiyle toplumdaki farklı faktörler arasında var olan ilişkinin incelenmesini gerektirir. Böyle bir gereklilikle hareket edildiği zaman görülecektir ki bir toplumda var olan sosyal realitelerin ortaya çıkış biçimi, düşünüşler ve diğer farklı faktörler hep birlikte bilgi sosyolojisinin konu ve kapsamını oluşturur. Bu oluşum ise, genelde kültürel bir yapı üreten düşünce, ideolojik dinamikler, din, bilim, sosyal psikoloji, sanat sosyolojisi gibi sosyolojiler etrafında gerçekleşir.
Bu çalışmanın sınırları içinde olan sınıf, cinsiyet toplumsal kimlik, grup dinamiği, zihniyet değişikliği ve ırk dinamiklerinin kurgulanmasında eğitim önemli bir faktördür. Çünkü bilgi sosyolojisi, kültür yapılarını üreten düşünce ve ideolojik dinamikleri konu edindiği zaman eğitim konusunu belirginleştirir. Eğitim, toplumsal olarak üretilen bir kurumdur. Sosyal değerleri, farklı dinamiklerin etkileriyle değiştirir ya da geliştirir. Bu değiştirme ve geliştirme eylemi, yeni sosyal değerler üreterek bu kurum aracılığıyla topluma geri yansır. Toplum da bu yolla kendisini ve kendisini kurgulayan kültürünü yeniler, üretir ve sürekliliğini sağlar. Yukarıda dile getirilen ana temalar, bilginin tarih sahnesinin her zamanında olduğu gibi günümüzde de önemli kültürel bir güç olduğunu göstermekle kalmamış, “bilgi kültürü, toplumsal bir düzen oluşturur, toplumsal bir düzenin basit bir çıktısı değildir” yaklaşımını da bu çalışmanın ana konusu haline getirmiştir. Çalışma evreni, sosyal bilimler çerçevesi içinde genel olarak “bilginin oluşumuna katkısı açısından din, cinsiyet, toplumsal kimlik, grup dinamiği ve zihniyet değişiklikleri” ile kısaca sınırlandırılmış, tüme varım yöntemiyle bilgi kültürünün toplumsal bir düzen oluşturduğu fikri tartışılmaya çalışılmıştır.

 

The Sociology of knowledge works to define social reality making its subject matter the relation between socially formed knowledge and social structure. This necessitates an investigation into the relation that exists between knowledge and different factors in the society in order to determine the social reality. When this necessity is taken into consideration, it will become clear that the form of the emergence of existing social realities in a society, ideas and other different factors all together, form the subject and scope of sociology. This formation is realized around specific sociologies such as the ideas that usually generate a cultural structure, ideological dynamics, religion, science, social psychology and sociology of arts. Education is also a significant factor in the composition of class, gender and race dynamics that exist within the scope of this study since the sociology of knowledge makes explicit the subject of education when it takes ideas that produce cultural structures and ideological dynamics as its subject matter. Education is a socially produced institution. It alters and/or develops social values with the influences of different dynamics. The act of alteration and development, producing new social values, is then reflected back to the society via this institution. The society, as a result, regenerates itself and the culture that forms the society, produces and achieves stability. The main themes mentioned above illustrate that knowledge is now a cultural power just as it has been at the stages of history and that the culture of knowledge creates a social order. That “it is not a simple outcome of a social order” is the main subject of this study.


Full Text » Tam Metin » Vollständiger Text: PDF